Biz Kimiz;
SOS Uluslararası Çocuk Köyleri
İlk SOS Çocukköyü Hermann Gmeiner tarafından 1949 yılında Imst, Avusturya’da kurulmuştur. O kendini ihtiyacı olan çocuklara adamıştır – İkinci Dünya Savaşı’nda evlerini, güvenliklerini ve ailelerini kaybeden çocuklara. Pek çok bağışçının ve çalışanın desteğiyle organizasyonumuz, bütün dünyada çocuklara yardım elini uzatacak hale geldi.
Biz sosyal gelişmeyi gözeten bağımsız bir sivil toplum organizasyonu olarak çocuklar için harekete geçiyoruz. Farklı dinlere ve kültürlere saygı duyuyoruz, misyonumuzun gelişmeye katkı yapabileceği bütün ülkelerde ve toplumlarda çalışıyoruz. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi’nin ruhuyla çalışıyoruz ve bu hakları dünya çapında geliştiriyoruz.
SOS Çocukköyleri kavramıyla organizasyonumuz, öksüz, yetim ve terk edilmiş çocukların uzun vadeli bakımıyla ilgili olarak aile yaklaşımı uygulamasına öncülük ediyor. Bu kavram bizim dört prensibimize dayalıdır: Anne
Her çocuğun ilgili bir ebeveyni vardır SOS annesi kendisine emanet edilen her çocukla yakın bir ilişki kurar ve her çocuğun ihtiyacı olan güveni, sevgiyi ve istikrarı sağlar. Bir çocuk-bakım profesyoneli olarak, çocuklarla birlikte yaşar, onların gelişimine rehberlik eder ve evini bağımsız olarak idare eder. Her çocuğun aile geçmişini, kültürel köklerini ve dinini kabul edip saygı duyar.
Erkek ve Kız kardeşler
Aile bağları doğal olarak gelişir Farklı yaşlardaki erkek ve kız çocuklar kardeşlik anlayışı içerisinde birlikte yaşarlar, öz erkek ve kız kardeşler de her zaman aynı SOS ailesi içinde kalırlar. Bu çocuklar ve onların SOS annesi bir ömür boyu sürecek duygusal bağlar kurarlar.
Ev
Her aile kendi evini yaratır Her ev kendine has atmosferi, ritmi ve rutini ile ailenin yuvasıdır. Evin çatısı altında çocuklar gerçek bir güvenlik ve aidiyet hissiyle yaşarlar. Çocuklar birlikte büyür, birlikte öğrenirler; sorumlulukları, günlük hayatın bütün sevinç ve kederlerini paylaşırlar.
Köy
SOS ailesi toplumun parçasıdır
SOS aileleri birlikte yaşar ve çocukların mutlu bir çocukluk yaşadıkları destekleyici bir köy ortamı oluştururlar. Aileler birbirlerinin tecrübelerini paylaşır ve birbirlerine yardım elini uzatırlar. Aynı zamanda toplumla bütünleşmiş ve ona katkıda bulunan üyeler olarak yaşarlar. Her çocuk, ailesi, köyü ve ait olduğu topluluk aracılığı ile topluma aktif olarak katılmayı öğrenir.
Her çocuğun ilgili bir ebeveyni vardır SOS annesi kendisine emanet edilen her çocukla yakın bir ilişki kurar ve her çocuğun ihtiyacı olan güveni, sevgiyi ve istikrarı sağlar. Bir çocuk-bakım profesyoneli olarak, çocuklarla birlikte yaşar, onların gelişimine rehberlik eder ve evini bağımsız olarak idare eder. Her çocuğun aile geçmişini, kültürel köklerini ve dinini kabul edip saygı duyar.
Aile bağları doğal olarak gelişir Farklı yaşlardaki erkek ve kız çocuklar kardeşlik anlayışı içerisinde birlikte yaşarlar, öz erkek ve kız kardeşler de her zaman aynı SOS ailesi içinde kalırlar. Bu çocuklar ve onların SOS annesi bir ömür boyu sürecek duygusal bağlar kurarlar.
Her aile kendi evini yaratır Her ev kendine has atmosferi, ritmi ve rutini ile ailenin yuvasıdır. Evin çatısı altında çocuklar gerçek bir güvenlik ve aidiyet hissiyle yaşarlar. Çocuklar birlikte büyür, birlikte öğrenirler; sorumlulukları, günlük hayatın bütün sevinç ve kederlerini paylaşırlar.
SOS ailesi toplumun parçasıdır





